Leke Bakımı

Leke Bakımı

Cildimizin rengini epidermis tabakasındaki melanosit isimli hücrelerde salınan melanin pigmenti oluşturur. Cildimizin beyaz, esmer, siyah olmasına neden olan melanin pigmentinin miktarıdır. Yazın güneşlendiğimizde ciltte bronz rengin oluşması melanin pigmentinin artışına bağlıdır. Çeşitli hastalık durumlarında ya da dış etkenler sonucunda melanosit hücrelerinde artış ve/veya melanin pigmenti miktarındaki artış, cilt lekesi olarak adlandırılan bölgesel lezyonların oluşumuna neden olur. Güneşin cildimize bıraktığı en kötü etkilerden birtaneside cildimizin lekelenmesi.

Ciltteki melanosithücrelerinin salgıladığı melanin pigment üretiminin bozulmasıyla lekelenmeler meydana gelir.

Nedenleri ;

  • Güneş
  • Hormonal değişiklikler
  • Gebelik
  • Genetik yatkınlık
  • Enfeksiyon hastalıkları
  • Doğum kontrol hapları
  • Kortizon içerikli ilaçlar

Uzmanlar tarafından cilt analizi yapıldıktan sonra cilt tipine uygun lekeye direk odaklı ve cihazlarla desteklenerek leke protokolünüz oluşturulur.

LEKE PROTOKOLÜ

Cilt lekelerinde uygulama protokolü seçimi kişinin cilt tipine göre değişmektedir.

Lekenin açık veya koyu olması, lekenin ciltteki derinliği bakım için önemli ölçüde etkilemektedir. Bazı uygulamalarda ciltte kızarıklık, kabuklanma, soyulma olacağı için kişisinin mesleği, sosyal hayatıda bakımın seçeneğini etkilemektedir.

LEKE PROTOKOLÜN 1. AŞAMASI: MEYVE ASİTLERİ

Meyve asidi olarak bilinen alfa-hidroksi asitler (AHA), bazı besinlerin yapısında bulunan doğal organik asitlerdir. Meyve asitlerinden glikolik asit şeker kamışından, laktik asit sütten, sitrik asit ve malik asit çeşitli meyvelerden, fitik asit pirinçten elde edilir.

Meyve Asitleri cildin durumuna ve lekenin derinliğine göre bir uzman tarafından uygulanır.

Meyve asitli peeling uygulamalarından sonra günde bir veya iki kez düşük konsantrasyonlu meyve asitlili kremler ve yıkama jellerinin kullanılması bakımın etkinliğini arttırmaktadır. En az 30 faktörlü güneş koruyucu krem kullanılmalıdır.

Bu bakım cilt tipi ve yapısına göre uygulanırsa yan etkileri pek fazla görülmemektedir. Günlük aktivitelere ve iş yaşamına devam edebilir.

Meyve Asitlerinde en yoğun kullanılan Glikolik asit hastaya bir öğle yemeği saatinde bile uygulanabilir. Herhangi bir uygulama belirtisi olmadan işe dönülebilir. Uygulama kolaylığı nedeniyle glikolik asit, en yaygın kullanılan üründür. Glikolik asit leke ve cilt yenileme bakımında kullanılmaktadır. Yapılan çalışmalarda, histolojik olarak deride kollajen yoğunluğu ve elastik liflerin kalitesini arttırdığı gözlemlenmiştir. Yaşlanmayla beraber ciltte kollajen sentezi azaldığına göre, kollajen sentezinin arttırılması, yaşlanma sürecinin geciktirilmesinde etkili olabilir.

Çeşitli AHA'lar

Sitrik Asit: Limon ve portakaldan elde edilen bu asit cildi parlatır, canlandırır. Ayrıca renk açıcı özellik taşır.

Tartarik Asit:Üzüm asididir. Yeni taze cilt durumuna destek verir.

Malik Asit:Elma, armut asididir. Cildi düzenler, parlatır, sağlıklı görünüm kazandırır.

Laktik Asit:Kendi cildimizde doğal olarak bulunan bir asittir. Ekşimiş süt, yoğurt ve kefirden elde edilir. Cildi tahriş etkisi fazla değildir.

  • İç hücresel yapıştırıcıyı çözer, ölü hücreleri atar.
  • Gözenekleri tıkayan ve akne oluşumunu hızlandıran hücrelerin sökülmesine yardımcı olur.
  • Cildin doğal nem faktörünü tayin eder. PH’ı kuvvetlendirir.
  • Laktoz laktik asidin doğal kaynağıdır.

Kojik Asit:Meyan balı, meyan kökü ve mantar türevlerinden elde edilir. Daha çok cilt yüzeyinde etkilidir.

  • Hassas cildi sakinleştirir.
  • İltihabı azaltır.
  • Cilt tonunu açar.
  • Sedef, egzama gibi hastalık pomatlarında kullanılır.

Papain Asit:Cildi onarır, özellikle laktik aside yardımcı olur. Papatyadan elde edilir.

Salisilik Asit:Gün boyu yeşil kalan bitkilerden elde edilir. Soyma işlemine yardım eder. Bazal tabakada yeni hücre oluşumuna destek verir.

LEKE PROTOKOLÜN 2. AŞAMASI ROSE DE MER

Rose de Mer uygulamasını, yenileyici, uyarıcı yüksek etkili doğal aktif bileşenlerin, ciltte eş zamanlı olarak peeling ve iyileştirme etkisi yaratmasıyla, en yaygın kullanılan kimyasal peeling uygulamaları ile paralel sonuçlar alınmasını sağlayacak şekilde geliştirilmiş bitkisel peeling. Geleneksel kimyasal peeling uygulamalarından farklı olarak, Rose de Mer, kozmetisyenin peelingin derinliği, kuvveti üzerinde tam bir kontrol kurmasını sağlayarak, kişiye özel, kimyasal yanmalara neden olmadan ölçülebilir sonuçlar almasına imkân verir. Bu geniş şekilde test edilmiş yenileyici kombine doğal içerikler, en güvenli sonuçlar ile endüstrinin liderliğini kazanmışlardır.

Yüz Uygulamalarının Gözle Görülebilen Sonuçları:

  • Yaşlı cilt, kuru cilt, akneli cilt gibi genel sorunlara hitabeden uzun vadeli uygulamaların klinik sonuçlarında kayda değer ilerleme ve hızlanma sağlanmıştır.
  • Üst cilt tabakasındaki ince çizgilerde azalma
  • Orta cilt tabakalarındaki derin kırışıklarda azalma.
  • Gülme mimikleri çizgilerinde çatlaklarda azalma.
  • Cilt dokusunda, tonusunda fark edilebilir iyileşme ve renkte eşitlenme.
  • Cilt elastikiyetinde artma.
  • Doğal yüz liftingi ve sıkılaşma.
  • Daha parlak ve genç görünüm.
  • Güneşin yarattığı hasarların, cilt lekelerinin, güneşten veya yaşlanmadan kaynaklanan keratozun gerilemesi.
  • Hiperpigmentasyon lekelerinin açılması.
  • Aknede iyileşme, sebumun dengelenmesi ve siyah noktaların önlenmesi.
  • Genişlemiş porlarda ve akne skarlarında azalma.
  • Ölü veya hasar görmüş hücrelerin ve tabakaların, derine yerleşmiş kirliliklerin, bakterilerin ve aşırı melaninin de dahil olduğu yüzeysel safsızlıkların elimine edilmesi.